Küçült Büyüt


Facebook'ta Gazetevatan'ın hayranı ol!..
 Dilek Önder    donder@gazetevatan.com25.07.2007
 Bırakacaksın,o bi gitsin...


Adam bazen sıkılır.

Kadın da bazen sıkılır.

Basar böyle...

İçi sıkılır insanın.

Hani onu uzaklara bakarken görürsün de o meşhur soruyu sorarsın ya, “Ne düşünüyorsun?” diye...

İşte o zamanlar...

O da otomatikman “seni” veya “hiiç” der ya...

Doğrudur.

Seni düşünüyordur. Yani seninle ilgilidir düşündüğü; “sensizlik...”

Bakar, bakar, bakar... Bir sana bakar, bir uzaklara dalar...

O sırada sensiz hayatın ne kadar güzel olabileceğini hayal eder. Tamam, her şey güzeldir, düzenlidir, sen de iyisindir ama...

Bir şey söyleyeyim mi, hatta belki sana hâlâ âşıktır bile ama...

Ama daralmıştır.

Bir nefes almak ister.

“Dur bir dakika” demek ister. “Bittim mi ben?”, “Bu kadar mı?”, “Buraya kadar mı?”, “Artık hayat böyle mi geçecek?”

Aklıdan böyle şeyler geçer.

Öyle de arsızdır ki, asıl istedikleri şudur: “Ben bi gitsem, sen beklesen, ben sonra gelsem.”

Oldu.

“TIK” YOKTUR...

İşte o zaman...

O zaman bırakacaksın gidecek.

O bi gitsin...

Gitmeli...

Ya da o seni bi bırakacak, gideceksin.

Yoksa o andan itibaren, aklına bu fikir düştüğü andan itibaren, eğer gidemezse...

Ya aldatır.

Ya da sana kötü davranmaya başlar.

“Ya aldatır” kısmını biliyoruz. ‘Öğ geldi’ artık bu hikâyelerden.

“Kötü davranma” kısmı ise...

Yani döver falan demiyorum ama mesela; hani bir kere anlatmıştım ya, iş senin ölmeni hayal etmeye kadar gider.

Yanında mışıl mışıl uyuduğunu zannederken, o gözleri kapalı, “sen ölmüşşün de o ne kadar üzülüyormuş”u düşünüyordur. Gerçekten de üzülüyordur ha!

O dönemlerde, yani gidesi geldiğinde ondan bir hayır da gelmez.

Tık yoktur yani...

Kayıtsızlık çöker üzerine... Bir ağırlık gelir. Zorla iş yaptırırsın. Perde asma krizleri falan o sıralarda ortaya çıkar. Ya da bulaşık makinesi boşaltma, anne ziyareti falan...

Öyle sinirdir ki, neredeyse “aldatsa” dedirtir.

Aldatırsa iyi davranır, aldatmazsa kötü...

Ölümlerden ölüm beğen yani...

FANFİNFON OLMASIN O?

Hangisi daha iyi?

Yani aslında her durumda gider o.

Bari sen bırak.

Bırak bi gitsin.

Bi havalansın.

Merve İldeniz’ler gibi...

Ama Mehmet Yılmaz’ın bu konudaki yorumu gibi, adamın kadını ya da kadının adamı her gün yeniden tavlaması gibi bir şeyse...

“Fanfan” adlı filmi hatırlatarak konuyu bağlamış. Filmde flörtü ölene dek sürdürmenin yollarını arıyorlar da, sonunda buluyorlar. Onların bulduğu yöntemi bize soruyor:

“Ya siz?” diyor. “Bunu yapabilir misiniz?”

Neyi?

“Onu her sabah terk etmeye ve akşama kadar geri dönüşünü beklemeye cesaretiniz var mı?” diye soruyor.

Ben, bizim erkekler adına cevap vermek istiyorum.

Cevap veriyorum: Yanıt yok.

Tamam tamam; şimdi ciddi cevabımı veriyorum.

Hırs var, takat yoktur bunlarda. Yapmazlar.

Yani bizim adamlar kendileri gitsin isterler de...

Kadın, “Ben bi gideyim” deyince ortalığı ayağa kaldırırlar.

“Fanfan filmiymiş! Ne lan o? Açık konuşsana, fanfinfon olmasın?” diye...

Yalan mı?





        

 Gazetevatan.com Servisleri
Sitene Ekle Alexa Toolbar
XML/RSS WAP/PDA
 Haberi Paylaş
Google Yahoo Paylaş
Del.icio.us Digg StumbleUpon